SSS E-Posta Ana Sayfa
 
asi_dostu
 
 
 
Ayşe Arman  |  Saffet Emre Tonguç  |  Sevinç Erbulak  |  Fatih Kısaparmak  |  Emre Tilev  |  Zeynep Göğüş  |  Nejat Birecik
 
Fatih Altaylı  |  Belma Canciğer  |  İclal Aydın  |  Deniz Pulaş  |  Zeynep Kasımlıoğlu  |  Neşe Erberk  |  Nora Romi Özkılıç
 

 

Bu ayki konuğumuz, geçtiğimiz yıllarda en iyi seyahat yazarı, en iyi gezi yazarı, en profesyonel rehber ve en çok seyahat eden rehber seçilen Saffet Emre Tonguç oldu. Saffet Tonguç, dünya genelinde çok fazla şehir görmesine rağmen en sevdiği şehrin her şeye rağmen İstanbul olduğunu söyledi. Dünyada 200’e yakın ülke olduğunu ve bunların henüz 108’ini görebildiğini söyleyen Tonguç, “Durmak yok. Daha keşfedecek çok yer var” dedi. 

Ben profesyonel bir rehberim ve ayrıca seyahat yazıları yazıyorum. Öncelikle size kısa hikayemi anlatayım: Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otel Yöneticiliği Bölümü’nde okurken cep harçlığı kazanmak için rehberliğe başladım. O zamanlar rehberliğin bir virüs olduğunu bilmiyordum ve bu konuda kimse de beni uyarmamıştı. Çünkü rehberlik yapmaya başladıktan sonra kesinlikle başka bir iş yapamıyorsunuz. Dışarıda olmaya, dışarıda çalışmaya o kadar alışıyorsunuz ki, ofiste çalışmak zor oluyor. Öncelikle kararımı verememiştim. Rehberlik kafamda hep vardı ama okumaya devam ettim. Turizm ve otelcilikten sonra yine Boğaziçi Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler okudum. Daha sonra aynı üniversitenin tarih bölümünde yüksek lisans yaptım. Viyana’da işletme doktorası yaptım. Bütün bunların ardından rehberlik ağır basmaya devam edince, tamamen o alana yöneldim. Bu yıl benim 23. yılım. Tam 23 yıldır rehberlik, son altı yıldır da seyahat yazarlığı yapıyorum.

Seyahat yazarlığına nasıl başladım?
Yıllardır fotoğraf çekiyorum ve yazmaya da çok meraklıyım. Özellikle de Hürriyet’te yazmak istiyordum. Nasıl olur, kiminle konuşmam gerekiyor bilmediğim için de herkese bu fikrimi anlatmaya başladım. O zamanlar da Hürriyet Seyahat eki çıkmıştı ve orada yazabilmek için tanıdık birilerini bulmam gerekiyordu ama kimseyi tanımıyordum. Yaklaşık 40 kişiye bu fikrimi anlattım. Kimse “ben hallederim” demedi. Bir gün telefonum çaldı ve hiç tanımadığım numaradan bir ses şöyle dedi: “Merhaba ben Ayşe Arman. Sizinle ilgili çok şey duydum. Sizinle görüşmek istiyorum.”
Gazeteye gittim, röportajı yaptık ve çok ilginç bir başlıkla yayımlandı: “Dünyanın en garip yerlerine giden adam.” Çünkü o dönem ben hiç kimsenin gitmediği ilginç, garip yerlere gidiyordum. Patagonya’da turlar düzenliyordum.

Söyleşi bitti ve ben Ayşe Arman’a Seyahat ekinde yazmak istediğimi söyledim. Ekin editörüyle tanıştım ama çok istekli değildi. Ben hemen bir Küba yazısı yazdım ve yolladım. Hemen ardından editörden bir telefon geldi, “Sonraki yazıda nereyi anlatacaksın” dedi. Hürriyet’teki serüvenim böyle başladı ve hala devam ediyor.
Son gezimde üç güne çok sayıda ülke sığdırdım. Bu kadar kısa sürede bir yeri keşfetmek mümkün müdür diyeceksiniz ama ben çok disiplinli çalışırım. Bu nedenle kısa zamanda çok fazla yeri görme imkanım oluyor. Bu konuda profesyonelim ve profesyonellerle çalışıyorum. Her gittiğim yerde rehberlerim ve araçlarım hazır oluyor. Bu da işimi kolaylaştırıyor.

Gezilerim dışında dört tane kitap yazdım. Kitaplarım Türkiye ve Avrupa’yı anlatıyor. Avrupa kitabıyla “Yılın en iyi turizm kitabı” ödülünü aldım. Türkiye kitabım da en çok satan turizm kitabı oldu. Şimdi de İstanbul’la ilgili bir kitap hazırlıyorum. Sanırım Eylül ayında vitrinleri süsleyecek. Sizinle de Avrupa 101 kitabı için çektiğim fotoğrafları ve bilgileri paylaşacağım. Avrupa’dan sıkılmayın diye de araya Hindistan, Tahiti, Özbekistan gibi farklı ülkeleri sıkıştırdım.
Almanya
Almanya, Türklerin çok fazla tercih etmediği bir ülke ama bana göre dünyanın en güzel ülkelerinden bir tanesi. Özellikle başkent Berlin muhteşem bir yer. Berlin’e gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında Bergama’dan getirilen Zeus Altarı geliyor. Bu eser İ.Ö. 197’de yapılmış olağanüstü bir eser. Bu taşların hepsi parça parça Almanya’ya taşınmış ve şu anda Almanya’da en çok ziyaret edilen müzelerin başında geliyor. Eserlere çok iyi bakıyorlar. Berlin’de ayrıca çok ünlü Branderburg Kapısı vardır. Giderseniz bunu da mutlaka görün. Kapının üstünde çok gösterişli dörtlü at heykeli var. Burası ayrıca Türklerin en fazla yaşadığı bölgedir.
Avusturya 
Avusturya küçük bir ülke ama gerçekten güzel eserlere sahip. Başkent Viyana görmeniz gereken yerlerden biri. Viyana’da inanılmaz güzel saraylar vardır. Burada Türklerden kalma çok fazla eser görebilirsiniz. Çünkü 1683 onlarda ciddi bir travma yaratmış, 1683’de Türkler geri çekilince o kadar mutlu olmuşlar ki, dönemin belediye başkanı emir vermiş: Türklerin bayrağı, hilalleri şeklinde ekmek yapın. Bugün kruvasan dediğimiz şey.
Avusturya ayrıca kültürün beşiği olarak da bilinir. Ünlü klasik müzik sanatçılarından Josef Strauss, Mozart ve Beethoven (Alman olmasına rağmen) gibi isimler de Viyana’da yaşamışlar.
Bu arada Avusturya’da çok fazla Türk yaşar. Yaklaşık 120 bin kişi var. O kadar çok Yozgatlı var ki, Viyanalılar Yozgat diye bir ülke var zannediyorlar.
Bosna Hersek
Gittiğimde çok etkilendiğim ülkelerden biridir. Başkent Saray Bosna’da Osmanlı’dan kalma o kadar çok eser var ki, kendinizi gerçekten evinizde gibi hissediyorsunuz. Lisanları da bize çok yakın.
Saray Bosna şehrinin ortasından geçen köprü tarihi anlamda da oldukça önemli. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun veliahtı Prens Ferdinand burada öldürülmüş. Ve sonrasında 1. Dünya Savaşı başlamış. Osmanlı Devleti çok fazla toprak kaybetmiş. Bu nedenle çok önemli bir köprü. 
Saray Bosna’da etkilendiğim asıl yer Mostar şehri oldu. Mimar Hayrettin, Neretva Nehri üzerine Mostar Köprüsü’nü inşa etmiş. Köprü geçtiğimiz yıllarda Türkiye’nin de desteğiyle onarıldı. Çok ilginç, köprünün sol kısmı tamamen Müslümanlara ait, sağ tarafında ise küçük bir kısım haricinde sadece Hıristiyanlar var. Bu köprü hem şehir açısından, hem de tarihsel açıdan oldukça önemli. Geceleri köprüyü izlemek çok zevkli.
Danimarka
Danimarka İskandinavya’nın eşiği sayılıyor. Buranın çok ünlü bir ismi var: Hans Christian Andersen. Ünlü masalcının çok sayıda hikayesi var. 174 dile çevrilmiş hikayeler bunlar. Kibritçi Kız’dan Küçük Deniz Kızı’na kadar… Özellikle Küçük Deniz Kızı çok popüler. Bunun bir de küçücük bir heykeli var ama dünyada en fazla turist çeken yerlerden bir tanesi. Bu küçücük heykel, bizim İstanbul’a gelen turistlerden çok daha fazla turist çekiyor. 
Danimarka’da çok sayıda rüzgar gülü var. Şu anda 102 tane rüzgar gülü görüyorsunuz. Bunlar enerji açısından oldukça önemli çalışmalar.
Danimarka’da ayrıca yeni liman anlamına gelen Newham Limanı var. Burası yeni olarak adlandırılıyor ama yaklaşık 250 yıllık geçmişi var. Bu lmanı mutlaka görün. Çok güzel binalar ve cafeler var.
Başkent Kopenhag’da da çok güzel saraylar ve müzeler var. Burada Konya Cihanbeyli’den Türkler yaşıyor. Yabancı dil bilmeseniz de çok rahat işlerinizi halledebilirsiniz.
Estonya
Estonya üç Baltık ülkesinden biri. Bunun dışında Letonya ve Litvanya da var ve bunlar eskiden Rusya’ya bağlıydı. Estonya bunlardan en sevimli olanı. Eğer gemiyle giderseniz doğrudan limana yanaşıp, şehrin en güzel yerlerini görebilirsiniz. Çok güzel yapılar vardır. Hatta buraya kuzeyin Prag’ı derler. Prag’ı sevdiyseniz, burayı da çok seversiniz.
Teknoloji açısından oldukça ilerideler. Oyunuzu internetten kullanabiliyorsunuz, trafik cezalarını cep telefonundan ödeyebiliyorsunuz… Teknolojik donanım oldukça iyi.
Finlandiya
Bir diğer İskandinav ülkesi olan Finlandiya güzel ama Norveç ve İsveç’e göre biraz daha vasat kalıyor. Başkent Helsinki’ye gittiğiniz zaman en güzel meydanlardan biri olan Senato Meydanı’nı görebilirsiniz. Modern Müze ve Kaya Kilise de oldukça güzel. Mutlaka görün. 
Finlilerle köklerimiz aynı, onlar da Asyalı. Bu yüzden İskandinavlar onları kendilerinden saymıyor ve bunlar Asyalı diyorlar. Tıpkı Macarlarla olduğu gibi Finlilerle de dilimiz aynı kökenden geliyor.
Finlandiya’da sahilde, deniz suyuyla halı yıkamak da oldukça yaygın bir gelenek. Doğal sabunla yıkadıkları için çevre kirlenmiyor ve izin veriliyor.
Kuzeye çıktığınızda göller bölgesine ulaşıyorsunuz. Toplam 188 bin tane göl var. Çok güzel bir bölge. İnanılmaz manzaralar var.
Dünyanın en büyük ahşap kilisesi olan Kerimaki de burada yer alıyor.
Fransa
Fransa, başkenti Paris’le dünyada en fazla turist çeken yerlerden biri. Yılda 25 milyon turist bu şehri ziyaret ediyor. 70 milyonun üzerinde turist de Fransa’yı ziyaret ediyor.
Sanat eserleriyle dolu bir şehir. Notre Dohme Katedrali, dünyanın en önemli katedrallerinden biri. Gotik tarzıyla yapılmış ve Meryem Ana’ya adanmış bir yer. Adı da oradan geliyor zaten: Bizim kadınımız demek. Mutlaka görülmeli. Bir diğer önemli yer de Louvre Müzesi. En önemli kültür merkezlerinden biri.
Paris ayrıca çok fazla parkla da çevrelenmiş bir şehir. Lüksemburg Parkı şehrin en güzel parklarından biri. Etrafında da çok hoş saraylar ve müzeler var.
Hindistan
En son Güney Hindistan Bölgesi’nde Kerala’ya gittim. Çok renkli bir ülke. Özellikle fotoğraf çekmek istiyorsanız inanılmaz güzel görüntüler var. Ülkede inanılmaz bir sefalet var ama insanlar çok mutlu, sürekli gülüyorlar. Bu onların dini inançlarıyla da alakalı. Çünkü Hindular bir sonraki hayat için yaşadıklarına inanıyorlar.
Hindistan çok enteresan bir ülke. “Gitmeli miyim?” diye sorduklarında şunu söylüyorum: “Ya seversiniz ya nefret edersiniz. Ortası yok.” Ben sevenler grubunda yer alıyorum. Gerçekten keyif aldığım bir yer.
Her köşede tapınak var. Müslüman ve Hıristiyanlar burada yaşıyor. Kerala’da çok ilginç danslar ve kostümler de var. Dansı izlerken elinize, dansa ilişkin bilgi notu veriliyor.
Hırvatistan
Hırvatistan’ın başkenti Zagrep ama ben en çok Dubrovski’yi beğeniyorum. İnanılmaz bir Ortaçağ şehri. Şehir duvarla çevrelenmiş. İç savaşta şehrin yüzde 78’i zarar görmüş ama çabuk toparlanmış. Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olmuş. Kolay toparlanmalarının sebebi Katolik olmaları. Katolik dünya çok büyük destek sağlamış.
Dalmaçya Kıyıları da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.
Hollanda 
Hollanda özellikle başkent Amsterdam bana göre çok keyifli yerlerden biri. Her tarafta bisiklet görebilirsiniz. Şehirde yaşayan nüfus kadar bisiklet var neredeyse. 720 bin kişi yaşıyor, 400 bin tane bisiklet var. Çok fazla bisiklet çalındığı için, bisiklet kilitleri bisikletlerden daha pahalı.
Amsterdam kanallar şehridir. Burada kanallarda, teknelerle çok güzel seyahatler yapabiliyorsunuz. Mimariyi de çok güzel muhafaza etmişler. Burada çok güzel cafeler de var. Ayrıca Amsterdam’ın gece hayatı da çok ünlüdür.
Riks Müzesi de önemli yerlerden biri. Çok iyi Flaman sanatçıları vardır ve bunların önemli eserleri de buradadır. Özellikle dünyanın en iyi üç tablosundan biri olan Rembrandt’ın “Gece Bekçisi” de bu müzede yer alıyor. 
İngiltere
Başkent Londra dünyanın en kozmopolit şehirlerinden biri. Buckhingam Sarayı ve National Gallery en önemli yerlerden biri. Galeride Fatih Sultan Mehmet’in portresi yer alıyor.
London Eye, dünyanın en büyük dönme dolaplarından. Yarım saatte tam bir atıyor. Bu esnada çok güzel bir Londra manzarasıyla karşılaşıyorsunuz. Hemen parlamento binasının yanında yer alıyor.
İspanya
İspanya’nın başkenti Madrid ama bana göre en güzel kenti Barselona’dır. Barselona inanılmaz keyifli bir yer. Barselona İstanbul, Madrid Ankara gibidir.
Madrid’de de inanılmaz yerler vardır. Özellikle boğa güreşlerinin yapıldığı arenalar ilgi çekici. Saraylar da oldukça göz alıcı. Madrid’de 100’ün üzerinde dönerci var. Burada da oldukça fazla Türk yaşıyor.
Barselona’da çok önemli bir isim var: Antony Gaudi. Çok güzel eserleri var. Gauidi’nin eserlerinde Kapadokya’dan etkilendiği söylenir.
Barselona oldukça güzel ve düz bir şehir. Dağlar ve denizle çevrili, çok sıcak bir Akdeniz şehri. Farklı büyük sanatçılara ev sahipliği yapmıştır. Ünlü ressam Picasso da Barselona’da yaşamıştır. Ayrıca Salvodor Dali de eserleriyle Barselona’ya çok yakın bir yerdedir.
Sevilla da çok güzel yerlerden biridir. Giderseniz mutlaka görün.
Tahiti
Tahiti gittiğim en güzel yerlerden biri fakat yol çok uzun sürüyor: Tam 35 saat. Geceniz gündüzünüze karışıyor. Bora Bora Adaları inanılmaz güzel bir yer. Zaten havaalanı denizin üzerinde. Teknelerle alınıp otele götürülüyorsunuz. Tam bir zengin tuzağı. Son derece lüks bir yer. Bora Bora dışında da güzel yerleri de var. Buraya gitmek için de Türk olduğunuz için vize alıyorsunuz.
İsveç
İsveç’n en güzel şehirlerinden biri başkenti Stockholm’dür. Belediye binasını müze yapmışlar ve inanılmaz sayıda turist geliyor. Burası ayrıca Orhan Pamuk’un Nobel Ödülü’nü aldığı yer. Nobel törenleri bu binada yapılıyor.
Burası çok enteresan bir şehir. 24 bin tane ada var. Gemiyle giderseniz bu 24 bin adanın arasından geçip gidiyorsunuz.
Milli Müze ve Akdeniz Müzesi oldukça güzel. Türkiye’den getirilen birçok eser burada sergileniyor ve çok fazla ilgi görüyor.
Özbekistan
Çok etkilendiğim ülkelerden biri. Çok fazla özelliğimiz ortak. Her şehri ayrı güzel. Hiva en çok etkilendiğim kent oldu. Tahmin ediyorum ki, gelecek yıllarda çok fazla insan buraları ziyaret edecek.
Buhara da çok güzel bir yer. Burada 1000’e yakın medrese var. İnsanlar çok sıcak ve bize yakınlar. Ata diyarına gitmiş gibi oluyorsunuz. Seramik sanatında da oldukça benzer noktalar var.
Çok güzel çarşıları, pazarları olan bir yer. Çok hoş fotoğraflar yakalabilirsiniz.
Rusya
Biraz Rusya’ya gidelim. Kremlin Putin’in olduğu yer. Hemen yanında Kızıl Meydan var. Bu meydan zaten Tarih Müzesi’nin önünde yer alıyor. Diğer tarafta da Türklerin yaptığı çok büyük alışveriş merkezlerinden biri yer alıyor. Lenin’in mezarlığı da bu meydanda bulunuyor.
Matruşkaları da şehrin her noktasında görebilirsiniz.
Benim Rusya’da en çok ilgimi çeken yer St. Petersburg’dur. İnanılmaz güzel yapılar var burada. Şehrin her tarafı ayrı güzel.
Yunanistan
Biraz da sıcak yerlere gidelim. Mikanos’a uzanalım. Burası çok güzel yerlerden biri. Beyaz ve mavinin çok uyumlu olduğu bir yer. Mikanos gece hayatıyla da ön plana çıkan yerlerden biri.
Eskiden kaptanların evleri olan yere, küçük Venedik diyorlar. Yunanistan’da ayrıca Rodos Adası var. Bu ada da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.  

SORU-CEVAP 
Gezgin olmak mı daha zevkli, gezi yazarı olmak mı?
Gezgin olmak ama artık daha lüks şartlarda seyahat etmek istiyorum. Zaten gezi yazarlığı da gezginin yaşam tarzı sonucu ortaya çıkıyor.
Henüz gitmediğiniz ama çok görmek istediğiniz bir yer var mı? 
Peru ve Bolivya var. Aslında ilk başta gitmem gereken yerler arasında geliyordu bunlar ama bir türlü denk düşmedi. İnşallah yakın zamanda buralara gitmiş olurum.
Güney Afrika seyahat için güvenli bir yer mi?
Evet doğru, G. Afrika güvensiz bir yer ama güvenli olan yerleri de var. Zaten turist olarak gittiğiniz zaman daha korunaklı yerlerde kalıyorsunuz ve her şeyinizi oradan karşılayabiliyorsunuz. Ayrıca Cape Town daha güvenli yerlerden bir tanesi. Güvenlik sorunları belli yerlerde var diyebilirim. Bütün risklerine rağmen mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Sırf safari için bile buna değer.
Turizm konusunda yurtdışında neler yapılıyor?
Mesela Norveç’te yollar hala iki şerit. Asla doğal hayatı bozmuyorlar. Ve sadece kaliteli turist gelsin istiyorlar. Bana kalsa mesela, öncelikle “her şey dahil” uygulamasını kaldırırdım. Bu sektöre inanılmaz darbe vuruyor. Ayrıca Türkiye’ye çapulcu turist geliyor. Öncelikle bizdeki turizm politikalarının değişmesi gerekiyor.
En favori şehriniz hangisi?

Her şeye rağmen İstanbul.