Organik Tarım nedir?
BIO ürünlerin özellikleri nelerdir?
Organik tarımla üretilen ürünler normal tarımla üretilen ürünlerden hangi noktalarda farklılıklar gösterir?
Gündemde olan organik tarım ve organik tarımla üretilen ürünler, özel ve farklı teknolojilerle yetiştirilen ürünlerdir. Organik tarımla üretilen ürünler BIO ürünlerdir.
• BIO ürünler, sanayii bölgelerinden uzak özel çiftliklerde yetiştirilirler. Bu çiftliklerin havası ve toprağı sürekli kontrol altındadır.
• Gübre olarak doğal gübre kullanılır.
• Sulamada kullanılan su, her aşamada denetlenen bir sudur.
• Ürünlerin yetiştirilmesinde hiçbir şekilde kimyasal ilaç kullanılmaz. Tarlaları böcek ve benzeri zararlı maddeler sardığında o zararlı maddeleri yiyen ve yok eden başka zararsız böcekler tarlaya salınır.
• Ürünlerin yetiştirilmesinde hormon kesinlikle kullanılmaz. Organik tarımla yetiştirilmiş BIO ürünler, HORMONSUZ ürünlerdir.
• Ürünler besin değerleri açısından en uygun zamanlarda toplanır.
Ürünün BIO olup olmadığını anlamanın tek yolu ürün etiketinin üzerine bakmaktır. Etiketin üzerinde BIO yazmıyorsa o ürün kesinlikle organik tarımla yetiştirilen BIO bir ürün değildir.
İthal edilen ürünlerin etiketlerinde BIO yazılabilmesi için BIO sertifikası gereklidir. BIO sertifikası uluslararası bağımsız bir denetim kurumu tarafından verilir. Bu kurum organik tarımla üretim yapan tarlalarda, sürekli bir denetçi bulundurur ve tarlada kullanılan yöntemleri sürekli denetler.
Organik tarımla üretilmiş sebze, meyve ve tahıllardan bebekler için özel olarak hazırlanan kavanoz mamaları da annelerin bebekleri için tercih edebileeği sağlıklı seçeneklerdir.
Kavanoz Mamalarının hazırlanmasında, organik tarımla işlenen ürünler besin değerleri açısından en uygun zamanda toplanır, hijyenik koşullarda besleyiciliğini kaybetmeden derhal işlenir. Bebekler için besin değerlerini kaybetmeyecek sürelerde ve şekillerde pişirilen bu ürünler özel cam kavanozlarda özel bir vakumlama sistemi ile vakumlanır ve tüketiciye sunulur. Kavanoz Mamaları, bu özel vakumlama sistemi sayesinde besin değerlerini kaybetmeden 3 yıl raf ömrüne sahiptirler.
Organik tarımla yetiştirilmiş BIO sebze, meyve ve tahıllardan oluşan Kavanoz Mamaları, evde hazırlanan sebze ve meyve pürelerinden çok daha sağlıklıdır. Evde hazırlanan püreler için kullanılan sebze, meyve ve tahılların hangi koşullarda yetiştirildiği, hormon ya da kimyasal ilaç kullanılıp kullanılmadığı; erken toplanıp toplanmadığı konusunda annenin kontrolü ve bilgisi genelde yoktur. Anne onu evde pişirirken de bazı besin değerleri kaybolur. Bazı annelere bu püreleri kendi damak zevklerine göre hazırlarlar ki bu şekilde hazırlanan püreler genelde bebeklerin sindirim sistemlerine ağır gelir.
Bu Kavanoz Mamaları bebeklerin sağlıklı, doğal ve dengeli beslenmesini sağlar. İçindeki besin değerleri bebeğin sağlıklı gelişimini sürdürmesini destekler ve bebeği yetersiz beslenme riskinden korur. Bir ara ya da ana öğün olarak yedirilebilen Kavanoz Mamalarını bebeklerine yediren anneler bebeklerinin gerekli besin, vitamin ve mineralleri aldığına emin olur ve bebeklerini hormonsuz, tamamen doğal besinlerle beslemenin güvenini hisseder.
Beslenme Uzmanı Işıl Telkes
Yaz ayları geldi. Bebeğinizle birlikte geçireceğiniz güzel bir tatil dönemi başladı. Ancak yaz aylarındaki sıcaklar hem bebekleri hem yetişkinleri olumsuz yönde etkileyebiliyor.
Yaz ayları özellikle gastroenterit vakalarının çok fazla olduğu dönemlerdir. Siz de bebeğinizin beslenmesinde daha dikkatli davranarak onun bu dönemi sorunsuz olarak geçirmesini sağlayabilirsiniz.
Sıcaklıkların aşırı arttığı şu günlerde sıvı kaybı çok fazladır. Bu nedenle sıvı alımı desteklenmelidir. Ayrıca bebeğinizin enerji, protein, vitamin , mineral ve posa gereksinmelerinin de düzenli karşılanması gerekmektedir.
Bebeklerin bu aylarda 4-5 porsiyon tahıl, 4-5 porsiyon sebze-meyve, 3 porsiyon süt ve süt ürünleri , 2 porsiyon et, tavuk, balık grubu ürünleri almaları gerekmektedir.
Yaz aylarında bebek için hazırlanan besinlere daha fazla önem göstermeliyiz. Hazırlanan besinleri buzdolabında saklamalı, beklemiş-artık besinleri kesinlikle kullanmamalıyız. Et ve süt grubu ürünlerin bozulma riski daha fazladır. Dışarıda ise açık olarak satılan besinler hijyenik bir şekilde hazırlanmadıkları ve doğru muhafaza edilmedikleri takdirde bebeğiniz için güvenli değildir.
Bu aylarda bebeğinizi korumak için kapalı olarak satılan hazır kaşık ve kavanoz mamaları tercih edilebilir. Bu ürünler bebeğiniz için besleyici, güvenli ve pratiktir.
Kullandığınız su da çok önemlidir. Su pekçok mikroorganizmanın taşıyıcısıdır. Bebeğiniz için kapalı su kullanmalı veya musluk sularını mutlaka kaynatmalısınız. Ayrıca bebeğinizin çiğ olarak tükettiği sebze ve meyveleri iyi kalitede bir suyla yıkamalısınız.
Bebeğinizin beslenmesinde kullandığınız biberon, suluk, tabak vb gibi malzemelerden uygun olanları kaynatmalı, diğerlerini ise beslenme sonrası hemen temizlemeli ve iyice yıkamalısınız. Unutmayın artık gıdalarda sıcağın da etkisi ile mikroorganizmalar çok çabuk ürerler.
Çocuklarda görülen iştahsızlık birçok sebebe bağlı olabilir. Özelikle 8-9. aylardan okul çağına kadar uzunan dönemde anne-babaların en çok şikayet ettikleri konu çocuklarının 'hiç birşey yemediği ve çok iştahsız olduğu' yönündedir. Uzmanlar bu soruyu yanıtlamakta oldukça zorlanmaktadırlar. Çünkü bu durumda verilebilecek kesin bir tavsiye yoktur.
Çocuklar her dönemde aynı büyüme hızını göstermezler.Çocuğun yeme isteği büyüme hızına ve kişisel durumuna göre belli dönemlerde değişebilir. Özellikle 15-18. aylar iştahın en düşük seviyede olduğu dönemlerdir. Ayrıca yemek seçme, psikolojik nedenlerle yemeği reddetme gibi davranışlarla sıklıkla karşılaşılır. Anne babanın yedirmek için ısrarı, ödüllendirme ve ceza verme gibi zorlamalar çocuğun yeme alışkanlıklarını olumsuz yönde etkiler. Okul öncesi çağında çocuklar çevreye duydukları tepkiyi belirgin şekilde yemek yememekle gösterebilirler. Bazı durumlarda da anne babalar alınan gıdaları yetersiz olarak değerlendirmek ve çocuğun yediklerini başka çocuklarla kıyaslamak gibi hatalara düşmektedirler.
Herşeyden önce büyüme ve gelişmesi normalse, çocukta yetersiz beslenmekten dolayı herhangi bir sağlık sorunu yaşanmıyorsa daha fazla yedirmek için müdahele etmeye gerek yoktur. Bazen öğün atlaması bile normal sayılmalıdır. Burada çocuğun ayrı bir birey olduğunun ve iştahının zaman içinde değişebilceğinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca önemli olan bir diğer nokta; çocuğun ne kadar yediği değil nasıl gıdalar yediğidir. Özellikle iştahı az olan çocuklarda besin kalitesi yüksek gıdalar verilmeye çalışılmalı ve kesinlikle miktar için zorlama yapılmamalı bunu çocuğun belirlemesine izin vermelidir.
İyi bir beslenme alışkanlığının kazanılmasında 'Katı Gıdalara Geçiş Dönemi'de oldukça önemlidir. Ek gıdalara çok erken veya çok geç başlanmamalı; beslenme otoritelerin tavsiyesi üzerine 6. aydan sonraya bırakılmamalıdır. Bu dönemde oluşabilecek besini reddetme davranışı anne baba tarafından hoşgörü ile karşılanmalıdır ve ısrarcı olmadan denemeler devam etmelidir. Bebeklerde özellikle 6-8. aylarda diş çıkarma döneminde iştahsızlık ve besin seçme durumu ile karşılaşılabilir. Böyle zamanlarda bebekler için özel olarak hazırlanmış, onların damak tadına uygun, besin kalitesi yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Sütlü kaşık mamaları, tahıllı kaşık mamaları ve kavanoz mamaları böyle problemli dönemlerde ailelere yardımcı olmaktadır.
|