SSS E-Posta Ana Sayfa
 
asi_dostu
 
 
 
Hamile Kalmayı Planlıyorsanız?   |  Hamilelilk Döneminde Aylık Gelişim   |  Hamilelilk Ve Aşılar   |  Hamilelilk ve Grip
Hamilelilk Döneminde Dikkat Etmeniz Gerekenler   |  Hamilelilk Döneminde Yaptımanız Gereken Testler
Hamilelikte Seyahat   |  Hamilelilkte Beslenme   |  Hamilelilk Döneminde Cinsellik   |  Hamile Eğitim Merkezleri
 
Hamile Kalmadan Önce Dikkat Etmeniz Gerekenler
 | 
Hamile Kalmadan Önce aşı Yaptırmak Gerekli midir?
Hamilelikte Geçirilmesi Tehlikeli Olan Aşıyla Korunabilir Hastalıklar
 

Hamilelik her kadın için çok özel bir dönemdir ve bu dönemde hemen her anne adayı hem kendisi hem de bebeğinin sağlığını düşünerek son derece özenli davranması gerektiğini bilir. Günümüzde artık sadece hamilelik oluştuktan sonra değil hamilelik öncesinde de uygulanacak bazı yaklaşımların önemi ortaya konmuştur. Hamilelik sırasında bebeğin gelişiminde en önemli ve hayati aşamalar hamileliğin başlangıç döneminde yani anne adayı henüz hamile olduğunu fark etmeden önce oluştuğu için bu erken aşamada bilinçli davranarak bebeğinizi bazı enfeksiyonlardan, hastalıklardan, besin eksikliklerinden  ve çevresel hasarlardan koruyabilirsiniz.

Hamile kalmadan birkaç ay önce doktor kontrolünden geçmeniz faydalı olacaktır. Kan grubunuz, hepatit B ve kızamıkçık gibi hastalıkları geçirip geçirmediğinizi anlamak üzere kan testi yaptırabilirsiniz. Bütün hastalıklar hamilelik döneminde anne ve bebek için tehdit oluşturur. Hamilelik sırasında geçirilen bazı hastalıkların (su çiçeği, kızamıkçık, hepatit gibi) anne ve bebek sağlığı üzerindeki etkisi, hastalığın hamilelik dışında geçirilmesinden daha fazladır. Özellikle bebeklerde geri dönüşü olmayan sonuçlara, sakatlıklara yol açmaktadırlar ve çoğu zaman bebekler kaybedilmektedir.

Doktora başvurduğunuzda;

• Bugüne kadar yaşadığınız tıbbi problemler konusunda doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir.

• Jinekolojik muayene ile özellikle rahim ve rahim ağzının değerlendirilmesi gereklidir.

• PAP Smear testi ile rahim ağzı kanseri açısından kontrolünüz mutlaka yapılmalıdır.

• İdrar testi, idrar incelemesi ile idrar yolu enfeksiyonları ve böbreklerinizle ilgili problemler tespit edilebilir.

• Anne adayının ve eşinin kan gruplarının belirlenmesiyle kızamıkçık, sarılık, taksoplazmozis gibi hamilelik sırasında geçirildiği takdirde bebekte anormalliklere yol açabilecek enfeksiyonlara karşı bağışıklık durumunun belirlenmesi gerekir.

• Kan basıncının (Tansiyon) yüksek bulunması halinde hamilelik öncesinde gerekli önlemlerin alınması gerekir.

• Cinsel temas yoluyla geçen klamidya, üreoplazma gibi enfeksiyonların tespit edilmesi ve düşüklere yol açabilen bu enfeksiyonlara karşı hamilelik öncesinde gerekli tedavinin yapılması gerekir.

• Tiroit bezinin fonksiyonu ile ilgili problemler hamileliğin elde edilmesini ve sağlıklı bir şekilde devam etmesini engeller. Tiroit bezine ait bozukluklar tedavi edildiğinde sağlıklı bir bebek sahibi olmak mümkündür.

  hamilelilk

Yüksek tansiyon veya şeker hastalığı gibi özel durumlar hamileliğinizi etkiler. Ailenizde genetik bozukluğa bağlı bir hastalık varsa ve 35 yaşın üzerinde iseniz bir genetik uzmanına başvurabilirsiniz.

Sağlıklı beslenme ve kilo dengesini koruyarak vücudunuzu hamileliğe hazırlayabilirsiniz. Bazı hekimler hamilelikten 3 ay önce başlamak üzere günde 400 mcg Folik asid (B vitamini) alınmasını önerir. Folik asid hamileliğin ilk 3 ayı içinde oluşabilecek nöral tüp defekti adı verilen beyin ve omurilikteki bozuklukları önlemeye yardım eder. Folik asidi içeren besinleri de bol tüketmenizde fayda vardır. Bunlar; portakal suyu, yeşil lifli sebzeler, kuru ve doğal baklagillerdir.

Egzersiz yapmaya şimdiden başlayabilirsiniz ve hamileliğiniz süresince de çok ağır olmamak koşulu ile egzersize devam edebilirsiniz. Sigara ve alkol kullanıyorsanız bunları kesmelisiniz çünkü bebek üzerinde zararlı etkileri vardır. Doktora danışmadan ilaç kullanmamalısınız ancak halihazırda bir hastalığınız sebebi ile ilaç kullanmak zorunda iseniz hastalığınızı ve kullandığınız ilacı doktorunuzla konuşmalısınız.

 

 

 
Doktorunuzla şimdiye kadar yaptırdığınız aşılarınızı konuşup, su çiçeği ve kızamıkçık gibi hamile kalmadan önce tamamlamanız gereken aşıları planlayabilirsiniz.

Hamilelikte geçirilebilecek bazı hastalıklar hem anne hem de bebek açısından ciddi risk oluşturabilmektedir. Bu nedenle hamile kalmayı planlayan bir kadının hamile kalmadan önce bu hastalıklara karşı korunuyor olduğundan emin olması gerekmektedir. Bu hastalıklar içerisinde en önemlisi kızamıkçıktır.

kizamikcik Kızamıkçık hamilelik döneminde geçirildiğinde Doğumsal Kızamıkçık Sendromu adı verilen ve anne karnında gelişmekte olan bebek üzerinde kızamıkçık virüsünün yarattığı etki ile meydana gelen bir tablodur.

Hamileliğin ilk üç ayı içerisinde kızamıkçık geçiren bir annenin bebeğine de kızamıkçık virüsünü bulaştırması sonucunda bebeklerin %95'i sağırlık, göz defektleri, kalp defektleri, zeka geriliği gibi doğumsal bir sakatlıkla doğmaktadır. Hamileliğin erken dönemi (ilk 12 hafta içinde) enfeksiyonun en tehlikeli olduğu dönemdir. Kızamıkçık enfeksiyonuna bağlı sakatlık görülme ihtimali, enfeksiyon hamileliğin geç dönemlerinde geçirilirse azalmaktadır (20 haftalık hamilelikten sonra).  

Bu nedenle hamile kalmayı planlayan doğurgan yaştaki kadınların kızamıkçık geçirdiklerini ve buna bağlı olarak kızamıkçığa karşı bağışık olduklarını göstermeleri (kan testi ile) ya da kızamıkçık geçirmediler ise mutlaka kızamıkçık aşısı ile korunuyor olmaları gerekmektedir. Kızamıkçık aşısı olacak anne adaylarının unutmaması gereken en önemli nokta aşıdan sonra en az  bir ay süreyle hamile kalmamalarıdır. Kızamıkçık aşısı hamile kadınlara uygulanmaz.

 
su çiçeği Suçiçeği hastalığı hamilelikte geçirildiğinde bebek açısından hastalığın geçirildiği dönem ve ağırlığına bağlı olarak risk yaratabilmektedir. Hamileliğinin ilk 6 ayında Suçiçeği geçiren anne adaylarının bebeklerinin yaklaşık olarak %2'sinde Doğumsal Suçiçeği Sendromu adı verilen çeşitli organ bozukluklarının bir arada görüldüğü bir tablo oluşur. Bu organ bozuklukları genellikle kol ve bacakların gelişmemesi, katarakt, göz kürelerinin küçük kalması, görmeyi sağlayan göz tabakalarının etkilenmesi, ses telleri felci ve merkezi sinir sistemi bozuklukları gibi çeşitli sakatlıklar yaratacak ciddi bozukluklardır. Hamileliğin 7. ve 21. haftaları arasında Suçiçeği geçirilmesi bebeğin anne karnında etkilenip yukarıdaki bozuklukların oluşması için en riskli dönemdir. Bu nedenle  hamilelik öncesinde suçiçeği geçirmemiş ve aşılanmamış ve hamile kalmayı planlayan anne adaylarının en az 1 ay ara ile iki doz olarak suçiçeği aşısı yaptırmaları önem taşımaktadır. Eğer suçiçeği geçirilip geçirilmediği hatırlanmıyor ve laboratuar tetkikleri ile de ortaya konma olanağı yok ise anne adayı mutlaka aşılanmalıdır. Bu arada yine unutulmaması gereken nokta suçiçeği aşısı uygulandıktan sonra en az 1 ay süreyle hamile kalınmaması gerektiğidir. Hamilelikte suçiçeği aşısı uygulanmaz.

Hamile kalmadan önce ya da planlanmamış bir hamilelik geçiriyorsanız hamilelik sırasında  yaptırabileceğiniz bazı aşılar sizin için olduğu kadar bebeğiniz için de büyük önem taşımaktadır. Vücudumuzun bağışıklık sistemi hastalıklara karşı bizi korur. Vücuda giren mikroplar çoğalarak hastalığa neden olur. Bağışıklık sistemi ilk defa karşılaştığında bu mikropla ile tanışır ve antikor adı verilen ve bu mikroba karşı koruyucu görev yapan proteinler üretmeye başlar. Ancak antikor üretimi belli bir süre alacağı için bu arada hastalık başlar. İlk karşılaşmada üretilmiş olan antikorlar kanda yıllarca kalır ve aynı mikropla yeniden karşılaşınca hemen tanır ve mikrobu hızla yok ederek hastalığı önler. Yani hastalık etkeni ile vücut yeniden karşılaştığında halihazırda antikorları bulunduğu için hemen harekete geçip onu çoğalıp hastalık oluşturmasına fırsat vermeden yok eder. Bağışıklık sistemi son derece başarılı bir sistemdir ve bizler bu yüzden aynı mikroplarla yüzlerce kez karşılaşmamıza rağmen hastalıkları sadece bir kez geçiririz.

Aşılarla vücuda, hastalığa neden olan mikrobun inaktive (ölü) veya canlı ancak hastalık yapamayacak kadar zayıflatılmış hali verilir. Bağışıklık sistemimiz aşılarla verdiğimiz mikroplara karşı da aynen doğal mikropla ile karşılaştığı zaman geliştirdiği cevabı verir. Sonuçta aynen hastalığı geçirdiğimizde elde ettiğimiz gibi uzun süreli hatta bazen ömür boyu koruma elde ederiz. Sonuçta cevap mekanizması aynıdır, tek fark aşıların koruyucu cevabı bizler hastalanmadan oluşturmasıdır.  
 
Geçirmiş olduğunuz hastalıklar ve yaptırmış olduğunuz aşılar sayesinde kazanmış olduğunuz bağışıklık ve o hastalıklara karşı vücudunuzda gelişmiş olan koruyucu antikorlar sizi o hastalıklardan korurken bebeğinizi de koruyacaktır. Nasıl mı? Koruyucu antikorlar bebeğinize de geçebilme özelliğine sahiptir ve daha henüz bebeğiniz mikroplarla tanışmadan onlara karşı korumaya sahip olarak doğacaktır. Bebeğiniz yeni doğduğunda vücudundaki pek çok sistem gibi bağışıklık sistemi de henüz tam gelişmemiş olacaktır. Bu nedenle geçici bir süre için devam edecek olsa bile sizden alacağı koruyucu antikorlar hayatının ilk aylarında bebeğinizin hastalıklara karşı savunmasında en büyük desteği olacaktır. Ancak unutmayınız ki sizin bebeğinize sağladığınız bu koruma sadece birkaç ay gibi geçici bir süre içindir. Bebeğinize kalıcı bir koruma sağlamak için doğumundan itibaren düzenli olarak aşılarını yaptırmanız gerekmektedir.  Bebeğinize hangi aylarda hangi aşıları yaptırmanız gerektiğini öğrenmek için tıklayınız 

 

 

Hamilelikte geçirilen tüm hastalıklar bebek ve anne için değişen derecelerde risk oluşturmaktadır. En büyük riski oluşturan hastalıkların başında hamilelik öncesinde aşı yaptırarak korunabileceğiniz kızamıkçık, su çiçeği ve hepatit B gelmektedir.
kızamıkçık

KIZAMIKÇIK

Hamilelikte geçirilen kızamıkçık bebekte kalp, göz ve işitme problemlerinden oluşan ciddi hasar yanında zeka geriliğine de yol açmaktadır. Anne karnında başlayan hasarlar doğumdan sonra da özellikle sinir sistemi ve iç kulakta ilerleyerek devam edebilir.
Hamilelikte kızamıkçık hastalığının geçirilmesi çok büyük risk taşıdığı için ergenlik çağındaki ve doğurganlık çağındaki tüm kadınların hamile kalmadan önce mutlaka "Kızamıkçık Aşısı" yaptırmaları ve aşıdan sonra 1 ay süreyle hamile kalmamaları gerekmektedir. 
Ülkemizde kızamıkçık aşısı tek olarak bulunmamaktadır. Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşısı şeklinde kombine olarak bulunmaktadır. Kızamık ve kabakulak hastalıklarını daha önce geçirmiş olmak bu aşının uygulanması için bir engel teşkil etmez. Bu hastalıklardan biri veya ikisi geçirilmiş olsa bile kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı uygulanabilir.
Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısını tek doz olarak uygulamanız yeterli olacaktır.

"Kızamıkçık Aşısı" zayıflatılmış canlı aşı olduğu için hamile kadınlara uygulanmamalıdır!

su çiçeği

SU ÇİÇEĞİ
Hamilelikte geçirilen Su Çiçeği hastalığı bebekte düşük doğum ağırlığı, ciltte iz bırakan lezyon, bacaklardan birinde yetersiz gelişim, ciddi göz anomalileri, zeka geriliğine nden olabilecek sinir sistemi hasarlarına neden olabilir. Eğer Su Çiçeği hastalığını geçirmediyseniz ve aşılı değilseniz hamile kalmadan önce "Su Çiçeği" aşısını mutlaka yaptırınız. Aşıdan sonra 1 ay süreyle hamile kalmamanız gerekmektedir.
Su çiçeği aşısı erişkinlerde 1 ay ara ile iki doz olarak uygulanmalıdır.

"Su Çiçeği" aşısı zayıflatılmış canlı aşı olduğu için hamile kadınlara uygulanmamalıdır!

hepatit b

HEPATİT B

Hepatit B virüsünü taşıyan annenin bebeğine doğum sırasında bu virüsü bulaştırma ihtimali çok yüksektir. Doğumda hepatit B virüsünü alan bebeklerde hastalığın kronikleşmesi ihtimali oldukça yüksektir ve devamında siroz ve karaciğer kanserine dönerek ölüme kadar gidebilmektedir.
Bu sebeple hamileliği planlarken öncelikle hepatit B hastalığını geçirip geçirmediğinizi anlamak amacıyla gerekli testleri yaptırıp, sonucuna göre hamile kalmadan önce 3 doz Hepatit B aşısını olmanız hem sizin sağlığınız hem de bebeğiniz açısından önem taşımaktadır.
Hepatit B aşısı ilk doz 0. gün kabul edilmek üzere bir ay ara ile iki doz ve ikinci dozdan beş ay sonra üçüncü doz olarak uygulanmalıdır.

hepatit a

HEPATİT A

Halk arasında bulaşıcı sarılık olarak bilinen Hepatit A, yiyecek ve içecekler yoluyla bulaşan ve çocukluk çağında genellikle hafif veya orta ciddiyette geçirilen bir hastalıktır. İlerleyen yaşla birlikte hepatit A hastalığının ciddiyeti artar ve erişkinlerde çok daha ağır geçirilen bu hastalık nedeniyle akut fulminan hepatit adı verilen ani karaciğer yetmezliği nedeniyle ölüm riski de çok artar. Günümüzde artan sosyo-ekonomik düzey ve giderek iyileşen hijyenik koşullar nedeniyle hepatit A hastalığının görülme yaşı erişkin yaşa kaymaktadır. Bulaşma yolu son derece geniş ve bulaşın önlenmesinin çok zor olduğu bu hastalığın erişkin yaştaki seyri zaten ağırken bir de hamilelikle birlikteliği sizin sağlığınızı etkileyeceği gebeliğinizin seyri ve bebeğinizin sağlığı da olumsuz yönde etkilenecektir. Hamilelikten önce 6-12 ay ara ile yaptıracağınız iki doz hepatit A aşısı hamileliğinizi güvenle geçirmenize yardımcı olacak aşılardan birisidir.